Organ Nakli ve Bağışı

Organ Nakli ve Bağışı

Belgin KESEMEN

Organ nakli, vücutta görevini yerine getiremeyen bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.

Hasta ve bedene zararlı hale gelen bir organın, sağlamı ile değiştirilmesi fikri çok eski zamanlardan bu yana insanların ilgisini çekmiştir. Organ yetmezliği ya da kaybı nedeni ile yaşamı tehlikeye giren insanların yaşam sürelerini ve kalitesini artırmak, hayatlarını kurtarmak organ nakli ile mümkündür. Organ nakli, günümüzde birçok kronik organ hastalıklarında ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.

Organ nakillerinde verici kaynağı canlı ve kadavra olarak ikiye ayrılmaktadır. Canlı kişilerden organ alınması, organ veren kişinin hayatını tehlikeye sokmayacak çift olan organlardan birini almak ile mümkündür. (böbrek, parça olarak karaciğer ve pankreas gibi.) Kadavradan organ alınması için ise beyin ölümü gerçekleşmiş ve vericinin organlarının kullanılabilir olması, ayrıca yasal izinin alınmış olması gerekir.

Ülkemizde kadavradan organ nakli yıllardır başarıyla gerçekleştirilmekte ancak, organ nakli bekleyen hastaların tümüne yetecek kadar organ bağışında bulunulmamaktadır. Organ bağışının çok düşük olduğu ülkemizde organ nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Organ bağışı, bir kişinin hayattayken özgür iradesi ile yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.

Bağış belgesi üzerinde olan kişi öldüğünde ailesinden izin almaya gerek kalmamakta, organları alınarak hastalara nakledilmektedir. Organ bağışında bulunmak için “tıbben yaşamım sona erdikten sonra doku ve organlarımın diğer hastaların tedavisi için kullanılmasına izin veriyorum” şeklinde düzenlenmiş olan bir belgenin iki şahit önünde imzalanarak, kimlik kartı gibi taşınması gerekmektedir. Organlarını bağışlamaktan vazgeçmesi durumunda, kartını yırtması yeterlidir. Bir bedel karşılığı organlarını vermek 2238 sayılı yasaya göre yasaktır.

Ömür boyu kullandığımız organlarımızın, öldüğümüzde tanımadığımız insanları yaşatmak amacıyla kullanılması ve bu organlardan, bağışlayanların herhangi bir çıkarının olmaması, gerçek bir bağış olduğu gibi aynı zamanda büyük bir insanlık örneğidir de.

Bu aynı zamanda insanın yaşama duyduğu saygının da bir ifadesidir. Dünya malının dünyada kalacağı bilinciyle, yalnızca insana has olan arkasında bir şeyler bırakabilme, insanlık adına da bir şeyler yapabilme duygusunun da doruk noktasıdır.

Organ bağışı denildiğinde kendimize sormamız gereken asıl soru; kendi organlarımızı bağışladığımız kadar en sevdiklerimizin organlarını bağışlayıp bağışlayamayacağımız olmalıdır? Görüldüğü gibi bu çok zor bir sorudur. Ama bir gün organ bekleyen bir yakınımızın olabileceği gibi organını bağışlamak veya bağışlamamak durumunda kalacağımız bir yakınımız da olabilir.

Kur’an-ı Kerimde “ Kim bir insana hayat verirse bütün insanlara hayat vermiş olur” (el-Maide,5/32) ve “ iyilik ve takva üzere yardımlaşın” ( el-Maide,5/2) mealindeki ayetler ile yardımlaşmayı, dayanışmayı, fedakârlığı, zararı önleyip faydalıyı hâkim kılmayı emir ve tavsiye eden hadisler organ naklinin cevazını desteklemektedir.

İslam dini tüm insanlara iyilik yapmayı esas alır. Yunus’un ifadesiyle “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü…” bu nedenle bir insanın maddi veya manevi bir sıkıntısını gidermeye destek olmak, hem insani hem de dini bir görev sayılır.

 

tacettin semih

Read Previous

Kars Vatan Partisi İl Başkanlığı, Kars sokaklarında temizlik kampanyası başlattı.

Read Next

Vali Öksüz’e 14 Mart Tıp Bayramı ziyareti

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir