ÇAĞDAŞ EĞİTİME GİDEN YOL VE KÖY ENSTİTÜLERİ–2

ÇAĞDAŞ EĞİTİME GİDEN YOL VE   KÖY ENSTİTÜLERİ–2

                                            ÇAĞDAŞ EĞİTİME GİDEN YOL

                                                   VE

                                   KÖY ENSTİTÜLERİ–2

 

 

           Cumhuriyetin ilk on yılında başlayan kültür devrimleri döneminde, Anadolu insanının dil yönünden, tarih yönünden, ideoloji yönünden Atatürk’ün gösterdiği ilkelere, yeni devletin ana prensiplerine göre eğitilmesi, bütün devrimlerin köylerde de uygulanması isteniyordu.

           Ancak; köycülük çalışmaları da Anadolu köylerinin yerleşme özelliklerini ve çeşitli büyüklüklerde 40.000’ den fazla köysel yerleşme biriminin varlığını ortaya çıkarıyordu. Bu kadar dağınık birimlere devlet hizmetinin götürülmesi çok zor olacaktı. Türk köylerinin bu durumu, Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nda sık sık söz konusu ediliyordu. Türkiye, bu kadar çok köye, devlet hizmetlerini götürmek için yeni bir yol bulmalıydı.

              Köycülük çalışmalarının yanı sıra, bu sorunla ilgilenen Türk düşünürleri ve bilge insanlar da yeni yollar aramaya devam ediyorlardı. O yıllarda Hıfzırrahman Raşit, köy yüksek okullarının ve üniversite öğrencilerinin köylere gönderilmesi gibi fikirleri, Nusret Köymen, Meksika Köy Rehberleri okulu Projesini, Kazım Nami, Lehistan ve Cezayir’deki köy öğretmeni yetiştirme projelerini örnek olarak gösteriyorlardı. Vedat Nedim (Tör) de kooperatifçilikten yararlanılmasını istiyordu. Bedii Ziya (Egemen), köy eğitmeninin Türkiye için önemini vurguluyor, Yunus Nadi, köy ilköğretimin ilkelerini ve köy öğretmeninin özelliklerini araştırıyordu. Halil Fikret (Kanad) da ne yayın organlarının, ne memurların ne de mevcut öğretmen okulu çıkışlı öğretmenlerin devrimleri köylere yerleştiremeyeceğini, köye yeni tip öğretmenler yetiştirilmesi gerektiğini bildirerek, şu modeli öneriyordu: ‘Şehirlerden uzaktaki geri kalmış köylerde, hatta bataklık kenarlarında yeni tip okullar kurulmalıdır. Geniş topraklar üzerinde her türlü tarım çalışması, kooperatifçilik ve kültür dersleri verilerek köylü çocukları buralarda altı yıl okutulmalı ve buradan çıkanlar köye gönderilmelidir. Köyde ancak bunlar başarılı olurlar.’

          Bu arada 1937 yılında Bakanlığın ilköğretim dairesi de bakana sunulmak üzere hazırladığı bir raporda, yeni tip köy öğretmeni yetiştirmek için, yeni tip köy öğretmen okulları kurulmasını öneriyordu.

         İstek üzerine Türkiye’ye geniş bir kalkınma raporu hazırlayan Amerikan heyeti, raporlarının eğitim kısmında, köy öğretmen okullarının köye öğretmen bulmak için, başka programların denenmesi gerektiğini vurguluyordu.

          1933 başında, Türkiye’de ilköğretim sistemini ve ilkokulları incelemek için getirilen ve 1934 yılına kadar incelemeler yapıp Bakanlığa bir rapor veren Berky Parker de raporunda, genel görüşlerin zıddına, köy öğretmenleri yetiştirmek için ayrı bir okula gerek olmadığını, Çünkü: Türkiye’deki köylerin ve şehirlerin ortak sorunlarının daha çok ve önemli olduğunu, köylerin, adeta şehirlerin sayfiyesi niteliğinde olduğunu belirtiyordu.

       1935 yılında Saffet Arıkan, Kültür Bakanı olunca; İlköğretim Genel Müdürlüğü’ne vekâleten İsmail Hakkı Tonguç’u getirdi. Bakan, mecliste bütçe dolayısıyla eğitimin genel durumunu izah ederken, köy çocuklarının ancak % 25’nin okullaşabildiğini, eğer o günkü şekilde çalışmaya devam edilirse, her köye bir öğretmen yetiştirmek için yüz yıl beklemek gerektiğini açıklıyordu.

       1934 yılında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Kıtası’nda İsmail Hakkı Tekçe Paşa’nın, erlere okuma yazma öğretmedeki gayretleri ve buradan terhis olanların köylerde okuma yazma öğretmeye başlamaları ve bir zamanlar Prusya ordusunda da, eğitilen askerlerden terhis olduktan sonra öğretmen olarak yararlanma uygulamasının başarılı olduğu düşüncesi üzerine, Atatürk, Saffet Bey’e, ordunun zeki ve çalışkanlarının kısa süreli kurslardan geçirildikten sonra köylere ‘eğitmen’ olarak atanmalarını  teklif etti.

       Atatürk’ün bu önerisinin uygulamasına 1936 yılında başlandı. Ankara Mürtet Ovası köylerinden, askerliklerini yapan 80 genç, o sıralarda yedek subay olarak askerliğini yapan Emin Soysal’ın idaresinde Eskişehir/Çifteler Harası’nda sekiz aylık bir ‘Eğitmenler Kursu’na alındı. Bu kursun yarısında, çalışmaları basına ve kamuoyuna tanıtmak için bir deneme dersi gösterisi düzenlendi. Buradaki proje ve uygulaması çok beğenildi. Hem de ekonomik bulundu. Yazar Falih Rıfkı Atay, bu deneme dersinden sonra şunları yazıyordu.

      ‘Garplı Türk köylüsü, köyünde, köyünün içinde, eğitimcileri tarafından yetiştirilecektir. Cumhuriyetin bu rehberi eski köy imamının yerini tutacak, demokrasinin ve hükümetin halkası olacaktır. Halkın kalkınmasına hizmet edecek, her şey onlar vasıtası ile kolaylıkla Türkiye ölçeğinde tatbik edilecektir.’

          O zamanlar, her köyden bir genç erkeğin eğitim için, bir genç kızın da sağlık hizmetleri için seçilip yetiştirilmesi düşünülüyordu. Kurslar sonunda başarılı olanların diplomaları Ankara Gazi İstasyon İlkokulu’nda bakanların katıldığı bir törende, bir örnek ders denemesinden sonra, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından verildi. Bakan Şükrü Kaya, ‘Kolomb’un yumurtasını bulup yerine oturtmuş olduk’ diyordu. Falih Rıfkı ve diğerleri, bu törenin ertesi gününde yazdıkları yazılarda, hareketin ilk başarılarını coşkuyla ilan ediyorlardı.

           Eğitmen adaylarına okuma, yazma, faiz de dâhil basit hesaplar, Türk Tarihi, Coğrafya ve diğer branşlarda temel bilgilerin yanı sıra, köy hayatında köylüye lazım olan temel bilgiler de öğretiliyordu. Bunun yanı sıra, Kültür Bakanlığı, eğitmenlerini istihdam edeceği köy okullarında eğitimin niteliğini artırabilmek için, her beş eğitmenli okul için, bir gezici ‘başöğretmen’ atamayı kararlaştırmıştı. Bunların görevleri, her gün, bir eğitmenli köye giderek, eğitmenlerin yetersiz kalabileceği konuları öğretmekti.

 (devam edecek)

dundar_songul@hotmail.com

www.songuldundar.com

                            

 

                                  

 

 

 

 

 

                          

                                                      

                                

                                       

 

    

 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!