ÖNCE EKMEK

BAŞLARKEN
ÖNCE EKMEK

Merhaba.”Önce Ekmek” köşemizin adı olsun istedim. Ekmek, insan elinden çıkmış diğer tüm değerler gibi demekten çok öte anlamlar içeriyor.Bir gıda kültürü olduğu kadar insanlık geçmişimiz kadar eskidir denebilir.Ekmek sözcüğü somut olarak karın doyuran bir gıdayı ifade etmez sadece.Ona verilen değer ,ekmeğin yaşamımızda tuttuğu yer bizim sosyal ve ekonomik durumumuza da ışık tutar.

“Önce Ekmek” sözü; kullanıldığı yere ve zamana göre anlamını bulur. Bazen bir dramı anlatır bazen bir umudu, bir öfkeyi, bazen de sevinci anlatır. Bazen de bir sloganı. İşçinin emekçinin yoksulun dilinde “İş Ekmek Özgürlük” olur. Hepsinden önemlisi kaygımız olmuştur hep “önce ekmek” demek.”Önce Ekmek”.Önce ekmek…

Türk edebiyatının usta kalemlerinde Orhan Kemal‘in ödüllü bir öykü kitabının adıdır “ Önce Ekmek”. Ekmek kaygısı. ekmek kavgası, ekmek davası, ekmek teknesi, Kısaca ekmek hayatımızın temel kaygısıdır temel kavgasıdır, temel davasıdır. Ekmek kimi zaman aslanın ağzında kimi zaman sadece milyonlarca yoksulun düşüdür ne yazık ki. Orhan Kemal hikayelerinde emekçilerin kaygısını yazdı hep. Bu kaygıyı ifade ederken “önce ekmek” dedi. Ben de burada hangi konuda laf edersem edeyim işin içinde hep önce ekmek olacak. Çünkü işin doğası bu.

Önce ekmek diyenlerin dünyasından biri olarak, dilim döndüğünce bu kaygının bir parçası olmanın yanında sesi olmaya gayret edeceğim. Yani sevgili okur; önce ekmek derken umutlarımızı hayallerimizi bir kenara koymadan yürüdük yürümeye de devam edeceğiz. Eve ekmek götürme davası. Götürebildiği ekmeği büyütme davasını “herkese yeter ekmek” noktasına taşımaktır derdimiz. “Önce Ekmek”ten “Herkese yeter Ekmek, Herkese Yeter Dünya” özlemiyle ekmek davası olan emekçilerin gençlerin hikayelerini konu edebilirsem ne mutlu bana. Hayatımızda tıpkı Orhan Kemal’in roman ve öykülerinde olduğu gibi hayallerini yarı yolda bırakan nice “kahraman” vardır. Bir de umudu yeşertenler hep diri tutanlar.

Bazen yerelden Susuzdan /Kars’tan, genele Türkiye’ye dünyaya kadar “bizim hikayemiz” anlatılacak. Ekmek bizim hikayemiz, çocuk bizim hikayemiz, eğitim /sağlık bizim hikayeniz. Yaşanabilir bir çevre bizim hikayemiz.Cilavuz bizim hikayemiz. Ne dersek diyelim “anlatılan hikaye senin hikayendir”.

İlçemiz için atılan her adım, verilen her emek değerlidir deyip yeni adımların atılması yeni emeklerin verilmesi için “müşterek” çıkarlarımız insanlığımızın bir gereği olacaktır. Cilavuz geçmişte eğitim meşalesinin aydınlattığı bir yerken bugün içinde bulunduğu trajik durumu sık sık irdeleyeceğiz.”Müşterek” hayatın bir parçası olarak hepimize görev düşüyor bunu biliyor bunu söylüyoruz.

Sağlıcakla kalın…

Mehmet Zengül – Yazar

Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!