Bir Kanser Haftası Daha Geçerken…

Bir Kanser Haftası Daha Geçerken…

Çağımızın kâbusu kanser ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Yıllara göre  artış eğilimine girdi.

Kanser sadece insanların değil hayvanların da yakalanabildiği bir hastalıktır.

Uluslararası Kanser Araştırma ajansının verilerine göz attığımda aşağıdaki verilere ulaştım.

Ülkelere göre kanser oranlarına bakıldığında, kanserin hiçbir ülkeye torpil yapmadığını hemen hemen her ülkede var olduğunu görmek mümkün.

Her iki cinsiyet açısından 50 ülke sıralamasında en az kanser görülen ülke İsrail en fazla görülen ülke neredeyse iki katından fazla bir oranla Avusturalya.

Erkeklerde en az kanser görülen ülke Malta. Ülkemiz 41. Sıra ile sevindirici bir noktada. Türkiye 100 bin kişi başına 205 kanser vakası ile diğer birçok ülkeye görece olumlu bir noktada.

Kadınlarda birinci sırayı yine Avusturalya alırken, sonuncu sırada komşumuz Bulgaristan var.

Kanser olma riski erkeklerde kadınlardan fazla.

Türkiye’nin 2012 kanser indeksine göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 bin kişiye kanser teşhisi konulmakta ve yaklaşık 90 bin kişi hayatını kaybetmekte. Kanser ülkemizde de ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanıyor.

Kanser gelişmiş ve zengin ülkelerde daha fazla görülüyor. Ayrıca ülkemizde de en az gelişmiş illerde kanser daha az.

Ancak gelişmiş ülkelerden Japonya, İspanya ve Singapur’da çok daha az kanser saptanmakta.

Japonya ve ABD arasında aşağıdaki farklar kanserin nedenlerine ilişkin önemli ipuçları veriyor.

Birkaç kanser tipi hariç (mide,pankreas, karaciğer,kolon)  birçok kanser tipinde ABD Japonya’dan 2-3 kat önde gidiyor. Hele prostat kanserinde Japonya’dan neredeyse 4 kat öndeler. Japonlar daha az tuzlu yeseler daha da az kanser olacaklar gibi.

Kanserin daha çok hayvansal gıda, tuzlu ve yüksek kalorili beslenme ile ilişkili öne sürülmekte.

Kanserin çok hafif ve iyileşebilir tipine yakalansanız bile, adı sizi yerle bir etmeye yeter. Bu yönüyle kanser başlı başına ele alınmalıdır.

Her gün en yakınlarımızdan başlayarak birçok kişide kanser vakaları görmek mümkün.  Kanser adres tanımıyor. Kanserle geçirilen süreç çok üzücü, yıkıcı  ve yıpratıcı bir süreç olmaktadır. Kanser hastaları ile birlikte yakınları da çok olumsuz etkilenmektedir. Kanser hastalarına verilen fiziksel ve psikolojik desteğin yeterli olmadığını kendi yakınlarımda bizzat tecrübe ederek gözlemleme fırsatı buldum. Hele ömür biçilmiş kanser hastaları için durumun daha da vahim olduğunu gördüm.  Bu vehâmet hasta ve hasta yakınları psikolojisini göz ardı eden sağlık personeli ile birlikte daha da artmaktadır.  Öyle ki bazen hastalar adeta gözden çıkarılmaktadır. Teşhis sonucu ne yazık bazen yakınlarına dramatik ve yüzlerine tokat gibi çarpar şekilde söylenmektedir. Sadece bir kanser hastasının kendisi ile birlikte birçok yakınında da  derin ruhsal çöküntülere sürüklendiği pek dikkate alınmamaktadır. Bu noktada ilgili kişi ve kurumların daha hassas ve çok yönlü yaklaşmaları çok önem taşımaktadır. Öte yandan kanser hastalarının daha rahat bir süreç yaşamalarını sağlayacak gelişmiş kurumlara ve daha iyi yetişmiş personele daha fazla ihtiyaç vardır. Onkolojide iyi yetişmiş sağlık personelinin sayısının artırılması gerekir. Kanser deyince taşrada yaşayanlar uzak ve gelişmiş illerdeki daha kapsamlı sağlık kurumlarına gönderilmektedir. Özellikle az gelişmiş illerde kanser büyük bir sorun olmaktadır. Maddi olanakları zayıf olanlar için çok ciddi külfetler doğurmaktadır.

Kanserin önemine rağmen 1-7 Nisan” Kanser Haftası” sönük geçti…

Oysa “Kanser Haftası” toplumun bilinçlenmesi için iyi bir fırsattır.

Kanser önlenebilir bir hastalık olduğu, ancak bilinçlenme,  korunma ve erken teşhis ile korkutucu bir hastalık olmaktan çıktığı geniş kitlelere daha fazla anlatılmalıydı. Bu hafta içerisinde daha fazla bilinçlendirme etkinliği olmalıydı.  En azından kampanyalar daha etkin ve yaygın olabilir, konferanslar ve paneller daha fazla yapılabilirdi. Belki bir hafta boyunca etkinlikler sürebilirdi…

Umarız gelecek bu yıl ve gelecek yıl kanserde daha çok bilinçlendiğimiz ve korunabildiğimiz yıl olur.

Sağlıklı günler dileği ile…

Prof.Dr.Yavuz Öztürkler

04.04.2019

www.yavuzozturkler.net

 

 

 

 

 

 

 

tacettin semih

Read Previous

YAŞAM, BİLGİ VE DİL FELSEFESİ

Read Next

 Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta “Hayır kaçmadım.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: